TESCİL EDİLEN MARKANIN KULLANILMAMASI İPTAL NEDENİDİR
Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan Türkiye’de ciddi bir biçimde kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi iptal gerekçesi olarak kabul edilmektedir.
Dolayısıyla, marka başvuruları sadece üretilmesi ya da sunumu planlanan mal ve hizmetler belirtilerek yapılmalıdır. Markaların kullanılması düşünülmeyen mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde tescili tescil maliyetlerini artırdığı gibi markanın iptali riskini de beraberinde getirmektedir.
İlgili kişiler Kurumdan markanın iptalini talep edebilmektedirler. Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.
Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, başvuru sahibi itiraz sahibinden itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasını talep edebilmektedir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilmektedir.
Aşağıdaki hallerde markanın iptaline karar verilebilir:
a) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markalar.
b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi.
c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.
d) Garanti markasının veya ortak markanın Kanunun 32 nci maddesine aykırı şekilde kullanılması.
İptal halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.
Bu nedenle tescil edilen markanın kullanılması ve bu kullanımın belgelenmesi büyük önem arzetmetkedir.
Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma olarak kabul edilmektedir.
• Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması.
• Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması.
• Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması.
MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
Kanunun 5 inci veya 6 ncı maddesinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde tescilli bir markanın hükümsüzlüğü yetkili ve görevli mahkemeye başvurularak menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından istenebilmektedir.
Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin ise, yalnız O mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilmektedir.
